Dokunma Vücuduma!

Geçen gün sözlü tacizden bahsetmiştim. Şimdi sıra fiziksel tacize geldi. Bu sefer tacize uğramamın etkisiyle yazmıyorum bunu. Ha daha önce uğramadım mı uğradım hala da uğruyo muyum? Evet, çünkü hala memeli bir varlığım, bir kadınım!

Öyle bir konu ki bu nerden başlasam anlatmaya karar veremiyorum. Yaşadığım tacizleri mi anlatsam yoksa tanık olduklarımı mı? Duyduklarımdan mı bahsetsem yoksa?

Yaşadıklarımdan bahsetsem o kadar küçük yaşta uğradım ki fiziksel tacizlere; fark ettiğimde korktuğumu hatırlıyorum. Ortaokulda falandım herhalde daha öncesini hatırlamıyorum şimdi. Minibüsteydim üzerimde kalın bir kaban var şöyle kalçalarımı örten cinsten. Yanıma bir adam oturdu elinde bir buket çiçek var.42-45 yaşlarında falandı herhalde. Bense dışarıyı izliyorum. Birden bacağıma değen bir şey hissettim ve cam kenarına kaydım biraz ve kabanımı çektim iyice üstüme. Sonra tekrar hissettim ve baktım. Bacağımda yanımdaki adamın eli ve gittikçe ilerliyor. Elinizi çeker misiniz dedim. Çekti, sonra tekrar ve tekrar oldu bu ta ki adam inene kadar. Resmen titremiş, oturduğum yerde kalakalmıştım. Eve dönünce ilk iş anneme anlatmak olmuştu. Birkaç gün etkisinden çıkamamıştım. Tüm o tacizlerine uğrarken adamın, arkamda oturanlar; adamı görmesine, benim adama çeker misiniz elinizi dediğimi duymalarına rağmen seslerini çıkarmamış, aksine kakara-kikiri muhabbetlerine devam etmişlerdi.

Tanık olduklarıma gelince onlara da küçük yaşta tanık olmaya başladım. Küçükken annemle yürüyüşlere çıkardık yaz tatillerinde ilkokulda falan. Sabah serininde yürürdük. İlerimizde 22-25 yaşlarında bir genç kız vardı biraz gerisinde de 35lerinde bir adam. Derken adam kıza yaklaşmaya başladı ve hoop kızın kalçasına geçirdi elini. Kız bir döndü, bastı tokadı. Adam da hem suçlu hem güçlü havalarında. Bağırıyor “aaa manyak karı” diye. Annem bağırmaya başladı adama. Kız ise yerden aldığı taşları adama fırlatmaya, bense şok durumunda bakıyorum. Daha küçüğüm tabi, bir kıza bakıyorum bir anneme. Kız zırıl zırıl ağlamaya başladı. Kızın yanına gittik. O kızın ağlayışını şu an bile hatırlıyorum.

Tüm bunlar benim en küçük yaşlarda karşılaştığım şeyler. İlkokul, ortaokul çağlarında gördüğüm şeyler. Tahmin edin ben o zamandan bu zamana neler gördüm, nelere tanık oldum. Zaten sırf otobüste, minibüste kadınların başına gelen tacizleri anlatsam sayfalar tutar. Kadınları geç sırf kendi başıma gelenleri anlatsam sayfalar tutar. Otobüste ayaktayken arkadan dayayanları mı ararsınız(fortçu da diyoruz), şöyle elini kolunu bir taraflarınıza sürtüp okşamaya çalışanlar mı dersiniz, otururken bildiğiniz kıçınıza bitişenleri mi ararsınız… Bunları ayrı bir konuda bile anlatabilir, bir sürü tacizci kategorize edebilirim.

İşin kötüsü ben bile her tacize uğradığımda bir korkuyorum. Anında adamın suratına bağıramıyorum. Bir an düşünüyorum içimde. Ben öyle” erkektir yapar, sen kesin kuyruk salladın, sana müstahak bu” şeklinde yetiştirilmedim. Anneme anlattığımda “vursaydın bir tane adama, hadi vuramadıysan bağırsaydın, rezil etseydin adamı millet de kovardı minibüsten onu” diye cevap vermişti. Yani hiçbir zaman biri sana taciz ettiyse kesin sen suçlusundur konumuna düşmedim.

Ama öyle bir korku, baskı ortamı sahip ki ortamda kadınlar haklı olmalarına rağmen ses çıkaramıyor. Kendi vücutlarına, özgüvenlerine, kişiliklerine yapılan saldırıya susuyor, sabrediyor. Sadece bitsin artık diyor. Sabrediyor ama korktuğu için sabrediyor. Alışmış artık, evde kim bilir ne muamele görüyor ki dışarısında artık susuyor. Evde kocası tarafından tecavüze uğrayan bir kadın buna susuyorsa, dışarıdan gelen tacize ne diyecek? Kime anlatacak annesine mi, kaynanasına mı kocasına mı? Hangisi benim annemin verdiği tepkiyi verecek? Kadın da susacak tabi ellendiğinle kalacak, otobüse binmekten korkacak, erkek gördü mü kaçacak delik arayacak.

Diyorum ki ben; kadınlar susmasınlar, savunsunlar kendilerini, vücutlarını. Korkmasınlar konuşmaktan. Ben ilk taciz “deneyimlerimi” yazdım daha sonra bunların çok ama çok kötülerine de uğradım. Onları burada yazmamamın sebebi ne utanmam ne de korkmam. Benim utanacağım hiçbir şey yok çünkü bunda. Bunları anlatıyorum ya istiyorum ki buradan diğer kadınlara da ulaşsın sesim. Onlarda korkmasınlar, utanmasınlar, susup kalmasınlar vücutlarında gezen ellere!

1 yorum:

wendy dedi ki...

Küçüktüm.Ortaokul filandı herhalde,tam hatırlamıyorum.Bisikletimin tekerleğini şişirmek için mahalledeki bisikletçiye gidiyorum arkadaşımla(ki o zaman göğüslerim bile yok.),yanımdan kocaman yüzlü,bıyıklı bir adam geçti.Yavrum-mavrum geveledi bir şeyler.Ortam kalabalık,hızlı ilerledim korkmadım;alışıktım ne de olsa.Gittim bisikletimin tekerleğini şişirdim.Eve dönerken bizim pastanenin önünde tekrar yaklaştı bir el attı bu pislik,ulaşamadı eli.Bir yaygara kopardım,hâla unutamıyorum.

-Koskocaman adamsın utanmıyor musun?Bıyıklarından utan gerizekalı manyak!!Sübyancı sapık!

O an kendimi ne kadar güçlü hissettim anlatamam.Adamın arkasına bile bakmadan kaçarken hâla "Ben yanındakine söyledim onu,sana mı dedim?" sözlerine zaferle gülümsedim içimden.Bakkal da dışarı çıkıp elindeki sopayı atmaz mı bunun bisikletine...

Komedi gibi gelebilir şimdi.Ben de gülüyorum.Ama o an mağdur olmak zorunda olmadığımı anladım.Ne mutlu bana...:)

Yorum Gönder