Erkekler her zaman kadınlara pabuç bırakmaktan,kendilerine kılıbık denmesinden korkmuştur.Kadınların onların hayatındaki etkisinin bir kısmını kabullenseler de (ki çoğu asla kabul etmez) onlatın gücünü tam olarak kabullenmezler.Oysa her erkeği yönlendiren bir(ya da daha fazla) kadın vardır.
Ama kedini kabullendiren,gücünü kabul ettiren kadınlar oldukça az.Oysa bu azınlık gerçekten önemli.Dünyaya adını duyurmasa da hepsi,hayattaki rolleri asla küçümsenemez.
Ben şimdi dünyaya adını duyurmuş olanlardan bahsetmek istiyorum;
Hürrem Sultan;Osmanlı tarihini tümüyle değiştiren,tarihte bir Osmanlı padişahı ile evlenen yegane cariye.(Hiç bir tarihçi bu kadını sevmez.)
Tarih boyunca ondan hep "acımasız,şirret,yılan,Rus çıyanı..." diye bahsettiler.Tutkuları,ihtirasları,korkuları olan aşık bir anne olduğundan kimse söz etmedi.
Anne Boleyn;Fransız fahişesi,Kralın metresi,kraliyet orospusu...Kraliçe Aragonlu Katherine'in(onu da çok severim,tarih sahnesindeki pamuk ipliğine sıkıca yapışmıştı o da...) yerini kapan şıllık.
Safiye Sultan,Mary Stuart,Kraliçe Elizabeth ve daha neler neler...Bu kadınlar ve daha onlarcası herkese kulaklarını,gözlerini tıkayıp sadece hedeflerine yürüdüler.Kadınlar yapmaz-yapamaz denilen tabuları yıktılar.Karşılığında ise damgalandılar.Kimse onlardan hoşlanmadı.Kadınlar tarafından kıskanıldılar,dedikoduları dillerde dolaştı,erkekler kendilerine yediremedi bir kadının galibiyetini...Hadi erkekleri geçiyorum ama kadınlar!Düşman oldular onlara.Yakın o fahişeyi diye Anne'i;Moskof çıyanını sallandırın diye de Hürremi yok etmeye çalıştılar.Oysa hayatta bir şeyleri başarmış,dünyaya karşı bir zaferi olan kadınlara ben sadece hayran olabiliyorum.Neden düşman olayım?
Belki de bu kadınlar tarihi kötü yönde değiştirdile,bunu kimse bilemez.Ama kattıkları şeyler neden düşünülmüyor?Azimleriyle imkansızları kırdılar;şimdi bir takdiri hak ediyorlar bence.En azından günümüzde yapamaz mıyız bunu,takdir edemez miyiz onları?
Şimdi saçmalama be kadın diyebilirsiniz.Ama okumak,öğrenmek isteyenleriniz çıkacaktır,eminim.Öyleyse buyurun;
Kraliyet Entrikaları Serisi(Boleyn Kızı'yla başlar)
Yazarı:Philippa Gregory
Moskoff Cariye Hürrem(ve onun devamı niteliğinde çıkmakta olan kitaplar)
Yazarı:Demet Altınyeleklioğlu
Safiye(bu kitap bir seriye mi ait bilmiyorum)
Yazarı:Turhan Tan
(Bu kadının hikayesini Safiye Sultan adlı,yazarı Ann Chamberlin olan kitapta da bulabilirsiniz.)
Eh belki ben de iki kişinin fikirlerini değiştirir,olgunlaştırırım da adım kendi tarihimde şan bulur...
Görüşmek üzere,
Tilkiniz Wen.
3 yorum:
Kadın kendisi ikinci plana atılmaya karşı çıkmadıkça hiç bi'şe değişmez.Bak bugün bile 1920'lerde aldıkları hakları elinin tersiyle itip din adı altında erkeğin koyunu olmaya can atan kadınlarla doldu sokaklarımız.
Wen'cim aynen katılıyorum. Şimdi de mesela çok süper proflara filan, "mehh çirkin pislik lan bu, bi koca bulamamış geldi başımızda vik vik ediyor" ya da acayip çalışkan iş kadınlarına "kesin vere vere geldi buralara" şeklindeki yaklaşım var ya. Heh işte bu büyük büyük büyük babannelerimizin o bahsettiğin tarihsel şahsiyetlere bakış açısının DNA'mızda bıraktığı izdir.
@korhan;
katılıyorum.Böyle kadınlara müstahak diyesi geliyor insanın ama...Ben tamamiyle erkeği eleştiren zihniyete tümden karşıyım zaten.Biz bonumuza tasmayı takarsak elbet ucundan ttan olur.
@Asabi;
Haklısın olabilir.Genetiğin etkisi büyük:)Belki benim çoook büyük babaannem de destekçilerdendir o kadınlara ha;)
Yorum Gönder