İç Güzellik

"Benim çin dışı önemli değil,yeter ki içi güzel olsun."Hadi len!

Yok öyle bir şey.Çoğu kadın söyler bunu ama ben kesinlikle karşıyım bu düşünceye.Benim için dış güzellik çok önemlidir.Kendim Afrodit miyim,yoo.Ama sonuçta dış güzellik önemli bence.Oath'la da sık sık tartıştığım bu konuyu size de açmak istedim.Kendisi benim zevklerim üzerinden değerlendirildiğinde çok,çok,çok zevksiz biridir.(Aslında bir çok kişinin zevkleriyle uymaz kendisi!Ben onun bu konuda en çok uyuştuğu kişi sayılırım hani.Anlayın artık durumun vehametini:)Sadece dış değil,içi de kütüktür onun hoşlandığı adamların ya,neyse.Oath'cığım dış güzelliğin o kadar da önemli olmadığını savunanlardan.Bu yüzden bu yazıyı okusun,isterse de cevap versin.

Kardeşim içini görmüyorsun ki başta.Dışını beğeniyorsun ki içine sıra gelsin.O zaman bakıyorsun içi çürük mü,yoksa...Yani içini beğenmeden önce dışına bakarım ben.Haa içi boktan ama dışı cilloplara da gelemem.Onlar anca 'one night stand' olabilirler.Ama hem içi hem dışı güzelse...Kaymak:)



Şimdi gelelim dışı çirkin içi harika olanlara.Açık konuşalım.Öyle biriyle beraber olmam için onu zaten tanıyor olmam gerek,ya da şartlar gereği tanışmam gerek.Tanıdıkça öyle seveceğim ki onu,içi öyle güzel olacak ki,dışının hiç bir önemi kalmayacak.Ancak öyle olur.Yoksa ben dışını beğenmeden gidip biriyle neden tanışayım ki,neden onu tanımaya,öğrenmeye,sevgili olmaya çalışayım?Mantıksız.Kaçınız bunu yapıyor?Ya da içi dışı iç güveysinden hallice olan biri neden benim ilgimi çeksin?

Bu konu polemikli bir konu.Bu devirde kol çantası alır gibi,içini hiç önemsemeden sadece dışı yanıma yakışsın yeter mantığıyla kaç kız-kadın sevgili yapıyor,kendisine köpek gibi davranan ya da kendisiyle hiç ortak yönü olmayan adamlara katlanıyor! Kaç erkek sırf arkadaşlarına hava atmak için taş gibi kızlarla çıkıyor.Kim takıyor artık iç güzelliği?(Ya da yalnızca iç güzelliği diyelim)Çok az insan.Ha bir de çok çekmiş olanlar var.Ben yakışıklısından çirkininden,her türlüsünden çok çektim.Bana içi güzel olsun yeter,diyen bayanlara da hak vermek gerek şimdi.Onlara bir şey demiyorum.

Bu konuyla ne kadar ilgili bilmiyorm ama Yalanın İcadı diye bir film vardı.Belki izlemişsinizdir.Herkes dürüsttü.Kimse yalan söyleyemiyordu(baş karakter dışında).Orada baş karakterimiz şişman ve basık burunlu bir adamdı.Hoşlandığı kadın da bu nedenle senle evlenirsem çocuklarımın da şişman ve basık burunlu olmasından korkuyorum diyordu.Bu nedenle evlenmiyordu adamla bir türlü.İşte tam o meseleye geliyor bu da.Anneme sık sık kızdığım gibi yani.Ne olurdu zayıf,renkli gözlü biriyle evlenseydin,n'olurdu yani!!!Çocuklarını hiç düşünmemiş bu kadın:)

2 yorum:

Serhat Sezer dedi ki...

sıradan bi yazı olmuş sanki :/ konuya birz daha açıklık getirşeymişsin.

wendy dedi ki...

bilmem,belki... aslında bu yazıyı sadece konuya bakış açımı göstermek için yazdım.yani yüzeysel kalmış olabilir:)

Yorum Gönder