Çekimlerde Küçük Göğüslü Hatunlara Hayır!

Valla uzun zamandır yazı yazmamanın da verdiği paslanmışlıkla direk konuya dalıyorum; Ben bu modacıdır,fotoğrafçıdır vs mankenlerle çalışan bilimum insanın model seçerken neden küçük göğüslü hatunları tercih ettiğini anlayamıyorum arkadaş!Bak bir bayan olarak söylüyorum hiç estetik gelmiyor benim gözüme.Tamam kalk Banu Alkan göğüslü bir hatunla çalış demiyorum,diyen varsa da onu bu blogtan men ediyorum ama azıcık düşünün yahu!O ne öyle o ne! 14 yaşındaki ergenden farkı yok! Gerçi güzelim ülkemin boktan iktidarı -ve ona tapan boktan insanlarının çoğu- sayesinde 14'ünde üç çocuğundan birini doğuran ÇOCUK larımız yok mu? Var,olmaz olur mu? 12'sinde aile zoruyla;ehm..kem,küm..ııı...pardon;İZNİYLE evlenebiliyorlar çünkü. Bak şimdi bak 14'ünde çocuk doğur ama 24ünde değilsin diye içki içeme,mantık harikası değil mi? Vallahi öyle! Her neyse GAVUR İZMİR'in güzide kızlarından biri olarak tavrımı koyuyor ve esas konuya geri dönüyorum.

Ne demiştim hiç estetik değil demiştim dimi?Hatunu sağ/sol profilden çektin mi zaten iş bitti.İnsanın gözüne bu kadar mı batar bir göğüs ya? Çok çirkin çok!Direk karşıdan çeksen o zaman daha fena.Böyle garip yuvarlak bişi görüyorsunuz.Hele hele uzanmış bir poz veriyorsa en büyük hatayı yapıyor benim gözümde.Zaten uzandığın anda göğüsler yayılıyor ama bu modellerde yayılabilecek bir şey yok ki yayılsın. Zaten iki gıdım olan göğüs kaybolup gidiyor ki geriye de sadece uçları kalıyor.Hiç hoş değil yani. Bak bi hatun olarak bende böyle etkiler uyandırıyorsa hitap etmeyi amaçladığınız erkekte neler düşündürür kim bilir?

Şimdi doğruya doğru o PIRELLI takvimleri,VOGUE takvimleri kadınlara hitap edebilmek için yapılmıyor.Tamamen erkek odaklı.Fotoğrafçılarda erkek oluyor çoğunlukla. Madem öyle nasıl bu kadar memnuniyetsizlik yaratan şeyler ortaya çıkıyor hacı!VOGUE' a sözüm yok ,Paris takvimini gördüm,maşallahı olan bir hatun var orda ama her ne kadar temasını ve erkek modellerini beğensem de (bak işte bak kadına hitaben yapılsa erkek modelleri sadece 3-4 karede mi gösterir di ha!) ordaki bazı hatunları sırf göğüslerinden dolayı çok itici buldum ben.

Demem o ki sayın fotoğrafçılar... Lütfen bu kadar önemli çekimlerde küçücük göğüslü hatunları oynatmayın.(Aynı şey pornolar içinde geçerli yetkili kişiler bunu da duysun)Yani insanın baktıkça bakası gelicek model mi bulamıyorsunuz anlamıyorum ki.

PS: Vogue takvimi falan diyince hadi len o nası kadınlara hitap etmeyen bir takvim olsun ki falan diyen olursa ahada burada ve burada açınız,bakınız,öğreniniz

Muhteşem Yüzyıl


Muhteşem Yüzyıl...

Dizide birçok saçma yön bulsam da(tarihi eksikliklerden söz ediyorum,bu saçma protestoların savunduğu şeylerden değil) bu çıkan ayaklanmaları bilmemneleri destekleyenlere bir kaç soru sormak istiyorum:

Bir çok padişah evlenmediğine göre, savunduğunuz fikir doğrultusunda zinaya karşı olan pasişahlarımız nasıl tahta veliaht bıraktılar? Gökten zembille mi indi prensler,prensesler?

Bunca kadını padişah hareme neden topladı?Onlarla yatmayacaksa koleksiyon mu yapacaktı?

Her şeyin padişaha ait olduğu bir dünyada kadın kölelerle ilişkiye girmeyi kim takar ki zaten?

Padişah Hürrem'le evlenmeden önce doğan çocukları?

Osmanlı nüfusuna karışan binbir çeşit ırk?

Onca savaştan çıkıp sarayınıza döndüğünüzde Elizabeth'le mi idare ederdiniz?Siz Osmanlı padişahlarını ağzı süt kokan bebeler mi sanıyorsunuz?

Allah'ın verdiği canı almak da zina kadar büyük bir suçtur değil mi?Öyleyse idamın olduğu bir sarayda zina da olamaz mı?

Hayal dünyası...

...Aklımda daha neler vardı da...Unuttum:)

Yalan

Bir arkadaşım var,Facebook'dan tanıştığı biriyle çıkmaya başladı.Ona güvendiğini,yanında rahat edebildiğini söylüyordu bana.Öncekiler gibi değil diyordu...Ama ben emin değildim o kadar.Samimi gelmemişti bana o çocuk.Mesela;daha ilk günden çocuk başladı "Seni seviyorum"lara,"Sana bağlandım"lara.Ciddiyim.İlk buluşmalarının ertesi günü nasıl sana bağladsım dersiniz ya?Mantıklı mıdır bu sizce?
Ve 'seni seviyorum'...Bu kadar kolay mı bunu söylemek?Bu kadar?! O iki kelimeyi aklına esince söylemekten korkmayan kişiden korkarım ben.Karşısındakini incitmekten korkmuyordur o.Kolayca sever...
Asıl bunu söylemekten korkan,iyice emin olana kadar bekleyendir benim güvendiğim,bana değer verdiğinden emin olabileceğim.

Neyse...Bir hafta olmadan çocukta birden beliren bir ilgisizlik otaya çıktı.Daha doğrusu çıkmış.Arkadaşım anlatıyor bana da..."Mesajlarıma cevap vermiyor.Yalan söylüyor,sürekli şüpheli davranıyor ve saçma bahaneler sıralıyor.Çelişkilerini yakalıyorum" diyor.Ben de destek veriyorum çünkü gerçekten çocuk saçma yalanlar uyduruyor.Bunların yalan olduğunu herkes anladı artık.Bu arkadaşım en yakın arkadaşlarından olan bir çocuğa da anlatıyor olayı ve çocuk una kesin bir dille "Kendimden biliyorum,bu çocuk yalancı piçin teki" diyor.

Ve bunun sonucunda kız ve erkek kavga ediyorlar.Kavgayı başlatan taraf olan kız(arkadaşım olan);çocuktan ayrılıyor...

Buraya kadar normal,ama işin bemi çıldırtan tarafı şimdi geliyor.Kız çocuktan ayrıldıktan bir kaç saat sonra mesaj atıyor:Seni seviyorum.
Ve bundan sonra çocukta bi afra bi tafra..."Seni seviyorum,hoşçakal" dan, "seni asla unutmayacağım"a bir dram.Gören duyan birlikte ne badireler atlatmış yılların
aşıkları sanacak.Ve kız da özür diliyor.Çocuk sürekli bunalım mesajlar atıyor(toplu),kız da neredeyse yalvaracak.Kız tekrar tekrar özür diliyor ve barışıyorlar.


Salak mısın,hiç mi gururun yok,bu çocuk sana belki bir düzine yalan söyledi,bir haftada çocuğa aşık olunmaz,o seni sevmiyo belli değil mi,neden bunu yapıyosun, yalanlar sayan o;af dileyip muhtaç olan yine sensin...Neler neler söyledim.Ama yok. Kızda akıl falan yok.Arada büyük bir aşk ve güven olsaydı tabi ki buna saygı duyar, hatta aralarını bizzat kendim yapardım.Ama değer mi öyle birine?Normalde mantıklı kararlar veren biri olarak tanıdığım o kız gerçekten aşık mı oldu yani bir haftada?İnternetten tanıdığı birine bu kadar çabuk güvenebilecek kadar saf mı yoksa aslında?


Ben de barışmalarını istedim ama böyle değil.Özür dileyen,kendini kabul ettirmeye çalışan taraf o olmamalıydı.Çocuk da yalanlarla ilgili bir açıklama yapmalıydı.Bundan sonra kız korkacak onu suçlamaya,çekinecek 'Beni bırakır mı' diye.
Ama çocuğun umrunda olur mu artık?

O çocuk yine yalan söylemeye devam etmez mi şimdi? Nasılsa kız avcunun içinde. Sıçmaz mı kızın güveninin orta yerine...

Bu kadar mı muhtaçtı o kız o çocuğun sevgisine? Onu sevebilecek kişilerle tanışacakken belki...Üstelik onu aldatmış,ona yalanlar söylemiş bunca erkek varken... Bu kadar mı gerekliydi bir erkek?

Ee,ne diyorsunuz?Kız mı daha aptaldı bu hikayede,erkek mi daha şerefsiz?

Yoksa yanılan ben miyim?