Bugün de öyle başladı işte.Önce bu his girdi içime.Açtım kapılarımı geri gitsin istedim hatta birilerine de söyledim hani paylaşınca azalan şeylerden biri numarası yaptım kendime.Numaraydı ama,geçmedi geçti gibi yaptı ama ilerki saatlerde acısını çıkardı benden.O kötü his,kötü duyguları paçalarından kaptığı gibi getirdi yanıma, bıraktı koynuma.Kaldım öylece,durdum baktım ve sadece kaldım...

İlerledi saatler,insanlar geldi geçti ben öylece kaldım orada.Neden ben diye sormamayı biliyorum ki asla cevabı olmaz.Sevmem de o soruları zaten.Aklımdan geçen soru cümlesi farklıydı.NASIL? dedim,NE YAPMALIYIM ŞİMDİ dedim ama gerisi,gerisini demedim
Sordum "Nasıl?" dedim ve beynimde yankılandı bu sözcük.Suçum yoktu ki benim. Düşünmemiştim ben bunları,gayet masumcaydı yaptıklarım.Ben öyle düşünüyordum, öyle değilmiş sanırım.Herkes benim gibi bakmıyormuş bana.Bazen arkanızdan konuşulanları duymamak en iyisiymiş.Bazen insanlar size bir şey söylemiyorsa gerisini merak etmemek gerekirmiş.Ya da belki de ben dinlememeliyim,tıkamalıyım kulaklarımı, suçlamamalıyım kendimi.
Peki aklımdan çıkmayan soru cümlelerim...Onlar bir çatlak bulup güneşe ulaşabilirler mi?Konuşmadan uzaklaşabilirler mi aklımdan?Öylece akışına mı bırakmalıyım yoksa birşeyler mi yapmalıyım?Belki de bu durumdan sadece uzaklaşmalıyım.Bırakmalıyım rüzgara kendimi,uçmalıyım uzaklara.
0 yorum:
Yorum Gönder