Sırtımda eşek ölüsü gibi ağır bir çanta,elimde yeni bitirdiğim yağlı boya tablo yağmurun altında yürürken aklımdan geçen,ağzımdan çıkan cümleler bunlar.Devamı da vardı gerçi ama o kadar detaya girmeme gerek yok.
Ben böyle mırıldana mırıldana ilerlerken ne yöne gittiğimi de şaşırdım.Bir de ona siktiri çekip yürüdüğüm onca yolu geri döndüm.Yağmur durmuyor,devam ediyor tabi yağmaya.Kocaman kocaman damlalar kafama kafama çarpıyor.
"Ders olsun kızım bu sana.Al işte indin buralarda,mal mal ıslanıyosun.Yağmurda zaten kafana dank etsin diye midir nedir kocaman kocaman yağıyor.Ah Oath ah..."
Saçlarım tamamen ıslanmış,ıslanan çantam daha da ağırlaşmış bir halde yürüdüm minibüse bineceğim yere.Yağmurdan korunucak bir yerde yok ki anasını satiim.Kaldım öylece.Islanmış kedi yavrusu gibi duruyorum.Saçlarımdan sular damlıyor,saçlarımı arkaya atarken minibüs geliyor ve ben biniyorum.Çanta ve tablomla sıkış tepiş anca sığıyorum koltuğa.Gayet rahatsız bir yolculuktan sonra evin orda iniyorum ki o da ne?
"Teker teker gelin ama ya... Zaten sıçana döndüm.Bi de evin önü dere olmuş oooh mis"

Sulara bata çıka girdim eve.Ayakkabılarım içi tamamen su doldu tabi bileğimi geçen bir su kütlesine girdim çünkü.Evde de kimse yok aman ne güzel.Kırılmış umut ve hayallerle içi dolu bir torba şeklinde attım kendimi koltuğa.Canım yandı sanki. İçimdeki ona karşı olan hisslerin yağmurla beraber gittiklerini hissettim.Ne mi oldu,işte aynen bunlar oldu:
Aynı otobüse biniyoruz,otobüs kalkmak üzereydi ki son anda bindi.Hiç aklımda öyle bişi yoktu.Arkadaşımla gayet rahat konuşuyorduk,şakalaşıyorduk.Arkadaşım bir sonraki durakta indi.Bende yalnız kaldım otobüs boştu zaten o yüzden yanıma oturan da olmadı yayıla yayıla bir yolculuk geçirdim.
Normalde ben ondan 2-3 durak sonra inerim.Ama onun ineceği durağa yaklaştığımızda kafama nerden estiyse esti ki ben de onunla inmeye karar verdim.Yalnızdı,hem yağmurda yağıyordu beraber yürürdük ve bende o ilan-ı aşkımı yaparım dedim.Romantik bir sahne o an aklımda yoktu ama şimdi düşününce pekte romantik olabilirmiş.Tüm cesaretim bir anda içime doluştu.5 dk içinde tüm cesaretimi toplamış inmiştim otobüsten.Yağmur hızlanmıştı ve ben arkamı döndüm,baktım.İşte o zaman başladım mırıldanmaya.Çünkü o inmemişti!
"Siktir,siktir,siktir...Yok artık ya,yok yani olmaz.Salaklığına doyma sen Oath!Of abicim ya bu nedir ya sıçıyım ben böyle işin içine.Sikicem onu da,yağmurunu da,her bir haltını sikicem..."
Ben tüm cesaretimi toplayım ona ilan-ı aşk etmeye karar vereyim O ise bu kararıma inat her gün indiği durakta inmesin.Bir yere de gitmeyceğini biliyorum be adam!Ne demeye başka yerde inersin? Hayatının monotonluğuna başka durakte inerek mi renk katmak istedin ha? Halbuki sen orda insen ben ne renkler katıcam o ana.Gökkuşağı bir fırça darbesindeki boya kadar renkli olurdu benim yanımda...
O halimle kalakaldım durakta.5 dk durdum yağmurun altında.İliklerime kadar ıslandım. Sonra yürüdüm yürüdüm.O esnada annem aradı birde.Yağmur burda da yağmaya başladı haberin olsun dedi.Biliyorum,sırılsıklam bir şekilde yürüyorum şu an dedim.Kısaca anlattım durumu.Telefonda verilebilecek en güzel cevabı verdi. Güldü ve ardından "SALAK" dedi.
"Ders olsun kızım bu sana.Al işte indin buralarda,mal mal ıslanıyosun.Yağmurda zaten kafana dank etsin diye midir nedir kocaman kocaman yağıyor.Ah Oath ah..."
Böylece bende başladım gülümsemeye.Böylece ısrarla kafama çarpan kocaman yağmur damlaları dank ettirdi kafama.Karşılığı olmadığını bildiğin bir şeyi çok zorluyorsun Oath.Tüm gücünü bir çift göz uğruna harcıyorsun. Aptal şeylere sevinip
"acaba" diye soruyorsun.Farket şunu aslında kalbinde kocaman bir yeri olduğuna inandığın o aslında o kadar da önemli değilmiş senin için.Tekrar aç kanatlarını özgürce uç ve farket şunu o sana değil,sen ona bakmazsın bundan sonra!
0 yorum:
Yorum Gönder